Meme küçültme
- Anestezi
- Genel
- Ameliyat
- 2-3 saat
- Hastanede kalış
- 1-2 gece
- Araç kullanımı
- 2 hafta
- İşe dönüş
- 2-3 hafta
- Spora dönüş
- 6 hafta
- Şeklin oturması
- 3-6 ay
- İzin olgunlaşması
- 1 yıl
Meme küçültme, meme dokusunun ve fazla derinin bir bölümü alınarak memenin küçültülmesi ve yeniden şekillendirilmesidir. Bu ameliyat tıbbi olarak redüksiyon mamoplasti olarak adlandırılır. Bu yazıda ameliyatın ne olduğunu, kimler için uygun olduğunu, iyileşmenin nasıl geçtiğini, ameliyattan sonra nelere dikkat edilmesi gerektiğini, hangi risklerin bulunduğunu ve sonuçtan ne beklenebileceğini bulacaksınız.
Meme küçültme nedir?
Meme büyüklüğü herkes için yalnızca görünümle ilgili bir konu değildir. En sık başvuru nedenleri şunlardır: sırt, boyun ve omuz ağrısı, sütyen askısının omuzda çukur bırakması, meme altındaki ciltte tahriş ve spor yaparken zorlanma.
Bu şikayetlerin ameliyatla düzelip düzelmediği araştırılmıştır. 7 randomize çalışmayı içeren bir derlemede, meta analize alınabilen 4 çalışmanın sonuçları birleştirildiğinde ağrıda, fiziksel işlevde ve ruhsal iyilik hâlinde belirgin düzelme görülmüştür.1
Ameliyatın ne olmadığını da söylemek gerekir. Meme küçültme bir zayıflama yöntemi değildir. Memenin bir daha hiç değişmeyeceği anlamına da gelmez: kilo değişiklikleri, gebelik, emzirme ve yaşlanma ameliyattan sonra memenin hacmini, şeklini ve sarkma derecesini yeniden değiştirebilir.
Belirli bir sütyen kap ölçüsünün garanti edilmesi de mümkün değildir; sütyen ölçüleri markalar arasında değişir. Ameliyatın amacı mümkün olan en fazla dokuyu çıkarmak değildir. Amaç, şikayetleri azaltan, vücut yapısına uygun ve güvenli bir meme hacmi oluşturmaktır.
Kimler için uygundur?
Meme büyüklüğüne bağlı şikayetleri olan kişilerde meme küçültme, ilk sırada değerlendirilebilecek bir tedavi seçeneğidir. Amerikan Plastik Cerrahlar Derneği'nin kanıta dayalı kılavuzu, adet görmeye başlamış hastalarda kararın şikayetlerin varlığına dayandırılabileceğini belirtmektedir.2
Destekleyici sütyen, fizik tedavi ve kilo yönetimi yardımcı olabilir; ancak bunların her hastada ameliyattan önce tamamlanması gereken zorunlu basamaklar olduğu gösterilmemiştir. Karar; şikayetlerin ağırlığı, günlük hayata etkisi, beklentiler, genel sağlık durumu ve kişisel risk değerlendirmesi birlikte ele alınarak verilir. Çıkarılması öngörülen doku ağırlığı tek başına uygunluk ölçütü değildir.2
Bazı durumlarda ameliyatı ertelemek ya da önce başka bir sorunu çözmek gerekir. 61 çalışmadan 71.149 hastanın verisinin birleştirildiği bir meta analizde, komplikasyonla (ameliyattan sonra gelişen istenmeyen durum) ilişkilendirilen etkenler şunlardır: vücut kitle indeksinin 30 ve üzerinde olması, sigara içmek, şeker hastalığı ve bölgeye daha önce uygulanmış ışın tedavisi. En güçlü ilişki ışın tedavisiyle bildirilmiştir.3
Aynı çalışmada, meme başına 1000 gram ve üzerinde doku çıkarılmasıyla toplam komplikasyonlar arasında anlamlı bir ilişki gösterilememiştir; bulunan değer istatistiksel anlamlılık sınırının hemen dışında kalmıştır.3 Yalnızca bu soruya odaklanan ve 8 çalışmadan 1760 memenin incelendiği bir başka meta analizde de toplam komplikasyon oranlarında fark bulunmamış, 1000 gramın üzerinde doku çıkarılan grupta hipertrofik iz ve cerrahi alan enfeksiyonu daha az bildirilmiştir.4 Yani çıkarılacak doku miktarının tek başına belirleyici olduğu gösterilmiş değildir.
Bu etkenlerin komplikasyonlarla ilişkili bulunması tek başına nedensellik kanıtlamaz. Bir kişinin gerçek komplikasyon olasılığı diğer sağlık özelliklerine, uygulanacak tekniğe ve ameliyatın kapsamına göre değişir.
Bu etkenler tek başına ameliyata kesin bir engel sayılmaz. Düzeltilebilecek olanlar ameliyat öncesinde ele alınır, düzeltilemeyecek olanlar açıkça anlatılır ve karar hasta ile hekim tarafından birlikte verilir.
Ergenlik dönemindeki gençlerde durum ayrıdır. 23 çalışmadan 2926 hastanın incelendiği bir derlemede, hastaların yüzde 18'i ameliyattan sonra meme dokusunda bir miktar yeniden büyüme bildirmiştir. Buna karşılık ikinci bir ameliyat geçirenlerin oranı yüzde 2,7'de kalmıştır.5
Bu iki sayı aynı şey değildir: yeniden büyüme bildirmek, yeniden ameliyat gerektiği anlamına gelmemektedir. Yeniden büyüme devam eden meme gelişimi, kilo değişikliği veya hormonal etkenlerle ilişkili olabilir.
Zamanlama kararı yalnızca yaşa göre verilmez. Meme büyüklüğünün ne kadar süredir değişmediği, şikayetlerin şiddeti, kilo değişimleri ve kişinin fiziksel ve ruhsal olgunluğu birlikte değerlendirilir.
Muayenede ne değerlendirilir?
Muayenede şikayetlerin ne zamandır sürdüğü, günlük hayatı ne kadar zorlaştırdığı ve daha önce nelerin denendiği sorulur. Memenin ölçüleri, meme başının yeri, deri kalitesi ve iki meme arasındaki fark değerlendirilir. Yaşınıza ve öykünüze göre meme görüntülemesi istenebilir.
Sigara kullanımı, şeker hastalığı, tansiyon, kullandığınız ilaçlar ve geçirdiğiniz ameliyatlar da sorulur. Bunlar merak edildiği için değil, yukarıdaki risk tablosunu doğrudan değiştirdiği için sorulur.
Ameliyat sırasında çıkarılan meme dokusu patolojik incelemeye gönderilir. Bu uygulama Amerikan Plastik Cerrahlar Derneği'nin kanıta dayalı kılavuzunda önerilmektedir.2
Seyrek de olsa ameliyat öncesi değerlendirmelerde görülmemiş bir bulgu saptanabilir. Kohort çalışmalarında bildirilen sıklıklar şöyledir: 1014 hastanın incelendiği bir çalışmada, meme kanseri öyküsü olmayan ve şikayet nedeniyle ameliyat olan grupta yüksek riskli ya da kötü huylu bulgu oranı yüzde 1,8 bulunmuştur.6 5208 hastanın incelendiği başka bir çalışmada atipik ya da kötü huylu lezyon oranı yüzde 3,3, kanser oranı yüzde 0,36 bildirilmiş; 30 yaşın altındaki hastalarda kansere rastlanmamıştır.7 Böyle bir bulgu çıkarsa ek inceleme gerekebilir.
Emzirmeyi düşünüyorsanız bunu söylemeniz gerekir. Bu bilgi hem ameliyatın zamanlamasını hem de seçilecek tekniği etkileyebilir.
Ameliyat nasıl planlanır?
Meme küçültmede birden çok teknik kullanılır. Teknikler iki noktada ayrışır: meme başı hangi doku üzerinden beslenecek ve deride nasıl bir iz kalacak.
Deride kalan izin biçimi bakımından iki yaygın yaklaşım vardır: dikey iz ve ters T, diğer adıyla çapa biçimli iz. Çalışmalar bu iki yaklaşım arasında her hasta için geçerli kesin bir üstünlük göstermemektedir.
2 randomize ve 9 gözlemsel çalışmanın birleştirildiği bir meta analizde dikey iz yaklaşımıyla daha düşük toplam komplikasyon ve yara açılması oranları bildirilmiştir.8 Buna karşılık, yalnızca meme başının üst iç bölgeden beslendiği ameliyatları inceleyen ve 42 çalışmadan 4848 hastanın 9525 memesinin toplandığı daha yeni bir çalışmada, komplikasyonlar dikey iz grubunda daha sık; his değişikliği ise ters T grubunda daha sık bildirilmiştir.9
İki sonucun ters yönde olması, iz deseninin tek başına değerlendirilemeyeceğini göstermektedir. Kullanılan besleme tekniği, hasta seçimi ve çalışmaların birbirinden farklılığı sonucu etkilemektedir. Bir iz deseninin herkes için daha güvenli olduğu sonucu çıkarılamaz.
Teknik yalnızca izin uzunluğuna göre seçilmez. Meme büyüklüğü, sarkma derecesi, deri fazlalığı, meme başının taşınacağı mesafe, çıkarılması planlanan doku miktarı ve cerrahın deneyimi birlikte değerlendirilir. Büyük hacimli küçültmelerde ve fazla derinin alınması gereken durumlarda ters T deseni daha sık tercih edilebilir; bu mutlak bir kural değildir.
Çok büyük memelerde teknik değişebilir mi?
Çok büyük ve ileri derecede sarkmış memelerde, meme başının bağlı olduğu dokuyla birlikte güvenli biçimde taşınamayacağı düşünülürse meme başı greft şeklinde yerleştirilebilir.
Bu yola ne sıklıkta gerek olduğu son yıllarda tartışılmaktadır. 25 çalışmanın ve 1355 hastanın incelendiği bir derlemede, 1000 gramın üzerinde doku alınan hastalarda meme başının kendi dokusuyla taşındığı uzun pedikül tekniğinin güvenli olduğu, meme başı dolaşım kaybının çok düşük kaldığı ve bu teknikte hem emzirme hem de meme başı hissinin daha iyi korunduğu bildirilmiştir.10 Gigantomasti nedeniyle ameliyat olan 1689 seçilmiş hastanın 22 çalışmadan toplandığı başka bir derlemede de meme başını koruyan tekniklerin uygulanabildiği gösterilmiş, tam meme başı ve areola kaybının derlemedeki 4 çalışmada bildirildiği ve oranın yüzde 1,7 olarak verildiği görülmektedir.11 Bu oran genel meme küçültme riski değildir.
Bazı durumlarda greft yöntemi tercih edilebilir. Böyle bir durumda meme başı hissi büyük ölçüde azalabilir veya kaybolabilir ve emzirme beklenmez. Bu olasılık öngörülüyorsa ameliyattan önce ayrıca değerlendirilir.
Ameliyata nasıl hazırlanılır?
Sigara ve nikotin: Sigara, ameliyat sonrası yara iyileşmesi sorunları açısından bir risk etkenidir. Sigara dışındaki nikotin ürünlerine özgü cerrahi veri ise azdır. Amerikan Plastik Cerrahlar Derneği'nin uygulama başvuru belgesinde, elektronik sigara kullanımı ile cerrahi riskler konusunda klinik veri eksikliği bulunduğu, ancak nikotinin kan akımını azalttığı bilindiği için elektronik sigaranın ve diğer nikotin ürünlerinin olası bir risk etkeni sayıldığı belirtilmektedir.12 Bu nedenle ameliyattan en az 1 ay önce sigaranın, elektronik sigaranın ve nikotin içeren diğer ürünlerin bırakılması, ameliyattan sonra da iyileşme tamamlanıncaya kadar kullanılmaması önerilir. Aşağıdaki çalışmalar sigara bırakmaya ilişkindir; sonuçları bütün nikotin ürünleri için aynı risk azalmasının gösterildiği anlamına gelmez. 6 randomize çalışma ile 15 gözlemsel çalışmanın birleştirildiği bir incelemede, bırakılan her haftanın yararı artırdığı ve en az 4 hafta bırakılan çalışmaların daha kısa sürelilere göre belirgin biçimde daha iyi sonuç verdiği gösterilmiştir.13 Sistematik derlemelerin bir arada değerlendirildiği bir çalışmada, ameliyattan en az 4 hafta önce başlayan ve birden fazla davranışsal destek görüşmesi ile ilaç tedavisini birlikte içeren bırakma girişimlerinin komplikasyonları azalttığı bildirilmiştir. Aynı çalışmada, ameliyata 4 haftadan fazla süre kala başlatılsa bile tek bileşenli girişimlerin bırakma oranını artırdığı ancak komplikasyonları azaltmadığı belirtilmektedir.14 Daha kısa süreler de yararsız değildir: farklı ameliyatlar geçiren erişkinleri kapsayan 55 çalışmalık bir meta analizde, sigara içmeye devam edenlerle karşılaştırıldığında ameliyattan en az 2 hafta önce bırakanlarda akciğer komplikasyonu riskinin göreli olarak yüzde 27, en az 4 hafta önce bırakanlarda yüzde 29 daha düşük olduğu bildirilmiştir.15 Yani süre uzadıkça yarar artmaktadır; geç kalınmış olması bırakmayı anlamsız kılmaz. Uygulanan süre ve nikotin politikası hekimden hekime değişebilir.
Kilo: Vücut kitle indeksinin yüksek olması hem komplikasyon riskiyle hem de sonuçtan duyulan memnuniyetle ilişkili bulunmuştur. 393 hastayla yapılan bir çalışmada, ameliyat öncesindeki yüksek vücut kitle indeksi ve ameliyattan sonra kilo alınması daha düşük memnuniyet puanlarıyla ilişkili bildirilmiştir.16
Eşlik eden hastalıklar: Şeker hastalığı ve tansiyonun ameliyat öncesinde düzene girmiş olması beklenir. Vücutta aktif bir enfeksiyon varsa ameliyat ertelenir.
İlaçlar: Kan sulandırıcılar ve bazı bitkisel ürünler kanamayı artırabilir. Kullandığınız her ilacı ve takviyeyi söylemeniz gerekir. Reçeteli ilaçlar kendi kararınızla bırakılmamalıdır.
Görüntüleme: Yaşınıza ve öykünüze göre ameliyattan önce meme görüntülemesi istenebilir.
İyileşme süreci nasıldır?
Aşağıdaki süreler genel bir çerçevedir. Yapılan ameliyatın kapsamına, kişinin işine, iyileşme hızına ve cerrahın uygulamasına göre değişebilir.
- Ameliyat genel anestezi altında yapılır, genellikle 2 ila 3 saat sürer
- Hastanede kalış çoğunlukla 1 ya da 2 gecedir
- Dren kullanılmışsa genellikle ilk günlerde çıkarılır; çıkarılma zamanı gelen sıvının miktarına ve cerrahın değerlendirmesine göre değişir
- İşe dönüş çoğu kişide 2 ila 3 haftayı bulur
- Araç kullanmak için en az 2 hafta beklenir
- Ağır fiziksel iş ve spor yaklaşık 6 hafta ertelenir
- Şişliğin büyük bölümü ilk aylarda azalır, memenin son şeklinin oturması daha uzun sürebilir
Ameliyattan hemen sonra memeler beklenenden daha yukarıda, gergin veya alışılmadık biçimde görünebilir. Şişlik azaldıkça ve dokular gevşedikçe meme bu görünümden çıkar ve meme altı kıvrımının üzerine oturur. Şeklin bu biçimde oturması 3 ila 6 ayı bulabilir.
Dren kullanımı uygulanan tekniğe, çıkarılan doku miktarına ve ameliyat sırasındaki değerlendirmeye göre değişebilir. Yakın tarihli çok merkezli gözlemsel bir çalışmada, dren kullanılan ve kullanılmayan hastalar arasında incelenen komplikasyonlar açısından belirgin bir fark gösterilememiştir.17 Bu bulgu, dren kullanımının her hasta için gereksiz olduğu anlamına gelmez.
Ameliyattan sonra nelere dikkat edilir?
Aşağıdakiler genel çerçevedir. Size verilen talimat farklıysa hekiminizin talimatı geçerlidir.
Sütyen: İlk haftalarda destekleyici, telsiz ve dikişsiz bir sütyen önerilir. Telli sütyene ne zaman geçileceğini hekiminiz söyler. Şişlik nedeniyle meme ölçüsü ilk aylarda değişebileceğinden, kalıcı ölçüde sütyen alışverişi için şeklin daha fazla oturmasını beklemek yararlı olabilir.18
Uyku: İlk haftalarda sırtüstü veya gövde hafif yükseltilmiş şekilde yatmak çoğu kişiye daha konforlu gelir. Yan yatmaya ve yüzükoyun yatmaya ne zaman geçilebileceği iyileşme durumuna ve cerrahın önerisine göre değişir.
Duş, yara ve pansuman: Duşa ne zaman girilebileceği kullanılan pansumana göre değişir. Deride kesi varsa, izin verildiğinde yara ovulmadan duş alınabilir ve bölge nazikçe kurulanır. Küvet, havuz ve deniz için yaranın tamamen kapanması beklenir.
Dren ve duş: Dren bulunup bulunmaması duş kararında ayrıca değerlendirilir.
Kol hareketleri: Kollar günlük işler için ağrı sınırında kullanılabilir. İlk haftalarda ani, zorlayıcı ve tekrarlayan kol hareketlerinden, ağır kaldırmaktan ve göğüs bölgesinde gerilme oluşturan etkinliklerden kaçınılır. Kolların ne ölçüde kaldırılabileceği kullanılan tekniğe ve cerrahın önerisine göre değişebilir. Uzun süre hareketsiz kalmak da doğru değildir. Kısa yürüyüşler erken dönemde önerilir ve pıhtı riskini azaltır.
Ağrı: İlk günlerde ağrı olur ve verilen ağrı kesicilerle geçer. Ağrının her gün biraz azalması beklenir. Sinirler iyileşirken ortaya çıkan ani, saplanma tarzı kısa ağrılar aylarca ara ara gelebilir ve zamanla kaybolur.18
İşe ve spora dönüş: Masa başı işlere 2 ila 3 haftada dönülür. Ağır kaldırma gerektiren işler ve spor yaklaşık 6 hafta ertelenir.19 Spora dönerken yürüyüş ve düşük etkili hareketlerle başlanır, koşu ve zıplama en sona bırakılır. Egzersiz sırasında destekleyici sütyen kullanılır.18
Araç kullanımı: Emniyet kemerinin ağrı oluşturmadan kullanılabilmesi beklenir; bu süre birkaç haftayı bulabilir.19 Burada anlatılan uygulamada en az 2 hafta beklenir. Emniyet kemerini rahatça kullanabildiğinizde, direksiyon hareketlerini ve ani fren manevrasını ağrısız yapabildiğinizde ve uyku hâli oluşturan ağrı kesici kullanmadığınızda araç kullanabilirsiniz.
Cinsel yaşam: Kendinizi rahat hissettiğinizde ve günlük hareketler belirgin ağrı oluşturmamaya başladığında cinsel yaşama dönülebilir. İlk haftalarda memelere baskı uygulanmamalı ve zorlayıcı hareketlerden kaçınılmalıdır.
Sigara ve kilo: Sigara ameliyattan sonra da yara iyileşmesini bozar; iyileşme tamamlanana kadar sigara ve nikotin içeren ürünler kullanılmamalıdır. Ameliyattan sonra kilo almak memenin şeklini değiştirebilir.
Normal olan bulgular: Şişlik, morluk, memede sertlik hissi, ele gelen küçük sert alanlar, meme başında ve göğüs yan duvarında uyuşukluk, ara ara batma tarzı ağrılar ve iki meme arasında geçici şişlik farkı beklenen durumlardır. Şişliğin büyük bölümünün geçmesi çoğu kişide 3 ila 4 ayı bulmakta, uzun dönem iyileşme 3 ila 6 ay sürmekte, izlerin solup yumuşaması ise yaklaşık bir yıl almaktadır. Bu süreler bazı kişilerde daha uzun olabilir.18
İzler nasıl değişir?
Meme küçültme iz bırakan bir ameliyattır. İzin yeri seçilen tekniğe göre değişir ama izsiz bir meme küçültme yoktur.
İz ilk aylarda kırmızı ve kabarık görünür, zamanla soluklaşır ve yumuşar. Bu 1 yıla kadar sürebilir. İzin son hâli kişinin iyileşme biçimine, deri rengine ve bölgeye göre değişir; ne kadar iyi iyileşeceğini ameliyattan önce kesin olarak söylemek mümkün değildir.
İzin kabarık, geniş veya belirgin hâle gelme olasılığını azaltmak amacıyla bazı yöntemler kullanılabilir. Yara tamamen kapandıktan sonra ve hekiminizin önerisiyle silikon esaslı jel ya da silikon bant kullanımı ve iz masajı önerilebilir. Bu yöntemler sonucu garanti etmez. Erken başlanması yaraya zarar verebileceği için zamanlamayı hekiminiz belirler.
İz doğrudan güneş görürse rengi koyulaşır; ilk yıl güneşten korunması gerekir.
Riskler ve komplikasyonlar
Komplikasyon oranları çalışmalar arasında geniş ölçüde değişir. Aşağıdaki bilgiler belirli hasta gruplarından elde edilmiştir ve bir kişinin bireysel riskini göstermez. Çalışmalarda küçük yara ayrışmaları gibi çoğu zaman pansumanla iyileşen durumlar da komplikasyon olarak sayılabildiği için toplam oranlar yüksek görünebilir.
Riskler ve istenmeyen sonuçlar
Yara ayrışması: En sık görülen sorundur ve genellikle izlerin birleştiği bölgede, küçük bir alanda gelişir. Çoğu küçük yara ayrışması pansumanla iyileşir; daha geniş veya derin ayrışmalarda ek tedavi gerekebilir. İyileşmesi haftalar alabilir ve o bölgede iz daha belirgin kalabilir.
His değişikliği: Meme başında ve meme derisinde uyuşukluk ya da aşırı hassasiyet olabilir. 48 çalışmayı içeren bir sistematik derlemede, istatistiksel analize uygun 28 çalışmanın sonuçları birleştirildiğinde ameliyat öncesindeki hissini koruyan hastaların oranı yüzde 78 olarak hesaplanmıştır. Aynı analizde memnuniyet bildiren hastaların oranı yüzde 94 bulunmuş ve hissin korunmasıyla memnuniyet arasında beklenen kadar güçlü bir ilişki görülmemiştir; memnuniyeti belirleyen başka etkenlerin daha ağır bastığı düşünülmektedir.20 Meme başının üst iç bölgeden beslendiği ameliyatları inceleyen bir çalışmada his değişikliği ters T yaklaşımında daha sık bildirilmiştir; bu bulgu o çalışmanın kapsamıyla sınırlıdır.9
Belirgin iz: İzin kabarık veya geniş kalması olasıdır ve düzeltme gerektirebilir.
Sıvı birikmesi (seroma): Doku aralarında sıvı toplanmasıdır. Bazı seromalar takipte kendiliğinden azalırken, bazıları iğneyle boşaltılmayı veya tekrarlayan girişimleri gerektirebilir.
Geçici şekil ve şişlik farkı: İki meme arasında iyileşme süresince görülen fark çoğunlukla zamanla azalır.
Diğer önemli komplikasyonlar
Kan birikmesi (hematom): Ameliyattan sonraki ilk saatlerde ya da ilk günlerde bir memede hızla artan şişlik, sertleşme ve ağrıyla belli olur. Birikeni boşaltmak için ameliyathaneye dönmek gerekebilir.
Ciddi enfeksiyon: Kızarıklık, ısı artışı, artan ağrı, akıntı ve kötü kokuyla kendini gösterir. Enfeksiyonun şiddetine göre antibiyotik, pansuman, drenaj veya daha ileri tedavi gerekebilir. Sigara kullanımı ve vücut kitle indeksinin 30 ya da üzerinde olması yara enfeksiyonu riskindeki artışla ilişkilendirilmiştir. Şeker hastalığı için ise enfeksiyona özgü değil, genel komplikasyon riskinde artış bildirilmiştir.3
Meme başı ve areolanın dolaşım sorunu: Areola, meme başının çevresindeki koyu renkli alandır. Bu bölgenin kanlanması bozulursa renk koyulaşır, kısmi ya da tam doku kaybı gelişebilir. Sigara ve nikotin kullanımı, büyük hacimli küçültmeler ve meme başının uzun mesafe taşınması riski artırabilir.
Yağ dokusunun beslenememesi (yağ nekrozu): Meme içindeki yağ dokusunun bir bölümü kanlanamazsa sertleşir. Ele sert bir alan olarak gelir ve zamanla küçülebilir. Görüntülemede başka kitlelerle karışabildiği için, yeni ortaya çıkan veya büyüyen sertliklerin hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Pıhtı: Bacak toplardamarlarında pıhtı oluşması ve bu pıhtının akciğere gitmesi ciddi bir durumdur. Bacakta tek taraflı ağrı ve şişlik, ani nefes darlığı veya göğüs ağrısı acil değerlendirme gerektirir.
Anestezi ve diğer riskler: Genel anesteziye bağlı sorunlar, alerjik tepkiler ve ameliyat sonrasında süregelen ağrı görülebilir.21
Yeniden ameliyat: iki farklı durum
Bu başlıkta iki ayrı durum karıştırılmamalıdır.
Erken yeniden müdahale, kanama, ciddi dolaşım sorunu veya enfeksiyon gibi nedenlerle ilk günlerde gerekebilir.
Geç revizyon, iz düzeltmesi, kalan deri fazlasının alınması, asimetri veya şekil sorunlarının düzeltilmesi amacıyla aylar sonra yapılabilir.
Çalışmalarda bildirilen yeniden ameliyat oranları bu iki durumu farklı biçimde tanımladığı için doğrudan karşılaştırılamaz. Toplam 632 memenin incelendiği bir seride, şikayet nedeniyle yapılan standart meme küçültme grubunda (502 meme) düzeltme oranı yüzde 2 bildirilmiştir. Aynı seride onkoplastik küçültmelerde yüzde 6,7, simetrizasyon amaçlı küçültmelerde yüzde 5,9 bulunmuştur.22
Asimetri
Ameliyatın amacı iki memeyi mümkün olduğunca benzer hâle getirmektir; ancak insan vücudunda tam eşitlik garanti edilemez. Ameliyat öncesinde var olan asimetri tamamen ortadan kalkmayabilir. Meme uçlarının yeri, koltuk altına yakın bölgede kalan deri fazlası ve memenin oturuşu düzeltme gerektirebilir.
Emzirme mümkün müdür?
Meme küçültme ameliyatından sonra emzirme mümkün olabilir; ancak süt üretme ve bebeği yalnızca anne sütüyle besleyebilme olasılığı azalabilir. Belirleyici olan, meme başının altındaki süt bezlerinin ve süt kanallarının ne ölçüde korunduğudur.
51 çalışmanın ve 31 farklı tekniğin incelendiği bir derlemede, meme başının altında göğüs duvarına uzanan süt bezi dokusunun (subareolar parankim) korunması ile daha yüksek emzirme başarısı arasında belirgin bir ilişki görülmüştür. Bu dokunun devamlılığı korunmayan tekniklerde bildirilen emzirme başarısının ortanca değeri yüzde 4, kısmen korunan tekniklerde yüzde 75 ve tamamen korunan tekniklerde yüzde 100'dür.23 Bunlar farklı gözlemsel çalışmaların ortanca değerleridir; bu dokunun tamamen korunması tek bir hastanın kesin olarak emzirebileceği anlamına gelmez.
Üst, iç ve alt tam kat dermoglandüler pediküllerin karşılaştırıldığı bir çalışmada emzirme başarısı açısından bu üç teknik arasında anlamlı fark gösterilmemiştir. Çalışmada emzirme başarısı yüzde 62 ile 65 arasında bulunmuş ve ameliyat olmamış, memesi büyük kadınlardan oluşan kontrol grubuyla anlamlı fark saptanmamıştır.24 Bu çalışmada başarılı emzirme, en az 2 hafta emzirebilmek olarak tanımlandığından sonuçlar daha uzun süreli veya yalnızca anne sütüyle besleme başarısıyla aynı anlamda değerlendirilmemelidir.
Kontrol grubu bulunan daha güncel bir sistematik derleme ve meta analizde ise, meme küçültme geçirenlerde emzirmenin başarısız olma olasılığı ameliyat olmamış kadınlara göre daha yüksek bulunmuştur. Aynı çalışmada bildirilen toplam emzirme başarısı yaklaşık yüzde 62'dir; besleme tekniğine göre alt gruplarda alt pedikülde yüzde 64, üst pedikülde yüzde 59, yan pedikülde yüzde 55 bildirilmiştir.25 Bunlar çalışma ortalamalarıdır ve bir kişiye verilmiş güvence değildir.
Çalışmalarda başarılı emzirme farklı biçimlerde tanımlandığı için, tüm hastalara uygulanabilecek tek bir yüzde vermek yine de doğru olmaz. Güncel bir derleme, bu tanımların çalışmalar arasında tutarsız olduğunu ve hiçbir çalışmanın 24 saatlik süt üretimini doğrudan ölçmediğini vurgulamaktadır.26 Ergen hastaların incelendiği derlemede ameliyattan sonra emzirmeyi deneyenlerin bir bölümünün başarılı olduğu bildirilmiştir.5
Bir noktayı ayırmak gerekir. Emzirebilmek ile bebeğin süt ihtiyacının tamamını karşılayabilmek aynı şey değildir. Çalışmaların çoğu birincisini ölçmektedir.
Meme başının tamamen ayrılarak greft şeklinde yerleştirildiği tekniklerde emzirme beklenmez.
Emzirmeyi düşünüyorsanız bunu ameliyattan önce konuşmanız gerekir.
Sonuçtan ne beklenebilir?
Hastaların kendi bildirdiği memnuniyet ve yaşam kalitesi puanları ameliyattan sonra belirgin biçimde yükselmektedir. 28 çalışmayı içeren bir derlemede, ameliyat öncesi puanları bildiren 13 ve ameliyat sonrası puanları bildiren 17 çalışmanın ayrı analizlerinde memeden duyulan memnuniyet puanı 100 üzerinden sırasıyla 22,9 ve 73,0 bulunmuştur. Ameliyat öncesinde toplum ortalamasının altında olan ruhsal, fiziksel ve cinsel iyilik hâli puanları da ameliyattan sonra normal düzeye ulaşmaktadır.27
Bu düzelmenin uzun dönemde de sürebildiği bildirilmektedir. Genç yaşta ameliyat olan hastaların ortanca 21,4 yıl sonra değerlendirildiği bir çalışmada, memeden duyulan memnuniyet ve cinsel iyilik hâli puanları toplum normlarının anlamlı biçimde üzerinde bulunmuştur.28 Çalışmaya yanıt veren hasta sayısı 37'dir ve yalnızca ankete yanıt verenlerden oluşmaktadır; bu nedenle sonuç bütün hastalara genellenemez ve diğer BREAST-Q alanları için aynı sonuç bildirilmemiştir.
İki bulgu, yaygın beklentinin tersini göstermektedir:
- Çıkarılan doku miktarıyla hasta memnuniyeti arasında tutarlı bir ilişki gösterilememiştir.27 Bu nedenle amaç mümkün olan en fazla dokuyu çıkarmak değil, şikayetleri azaltırken vücut yapısına uygun ve güvenli bir sonuç elde etmektir.
- Tek bir merkezde 661 hastanın incelendiği, ankete 180 hastanın yanıt verdiği bir çalışmada, komplikasyon gelişen ve gelişmeyen hastaların memnuniyet puanları arasında anlamlı fark gösterilememiştir.29 Bu tek bir merkezin sonucudur; komplikasyonların türü ve şiddeti farklı olduğundan, her komplikasyonun memnuniyeti etkilemeyeceği anlamına gelmez.
Ne zaman hekime başvurulmalıdır?
Aşağıdaki durumlarda ameliyatı yapan ekibe ulaşmanız gerekir:
- Ateş
- Yara yerinde artan kızarıklık, ısı artışı, akıntı veya kötü koku
- Bir memede hızla artan şişlik, sertlik veya ağrı
- Yaranın belirgin biçimde açılması
- Meme başı veya areola renginde koyulaşma, morarma ya da kararma
- Ağrı kesiciye rağmen giderek artan ağrı
Aşağıdaki iki bulgu acil değerlendirme gerektirir:
- Bacakta tek taraflı ağrı veya şişlik
- Ani nefes darlığı veya göğüs ağrısı
Bu yazıdaki sayılar hakkında
Yukarıdaki oranlar farklı hasta gruplarında, farklı tekniklerle ve farklı sürelerde yapılmış çalışmalardan gelmektedir. Bazı çalışmalar sonuçları hasta başına, bazıları meme başına hesaplamaktadır; bu nedenle oranlar doğrudan karşılaştırılamaz.
Meme küçültme literatürünün kendisi bu açıdan sorunludur: 106 çalışmanın incelendiği bir derlemede 57 farklı sonuç ve bunları değerlendirmek için 16 farklı ölçüm aracı bildirildiği, yaşam kalitesinin çalışmaların yalnızca yüzde 37,7'sinde ele alındığı gösterilmiştir. Yazarlar, sonuçların karşılaştırılabilmesi için ortak bir standart gerektiğini belirtmektedir.30
Bu yüzden buradaki sayılar bir kişinin sonucunu önceden söylemez. Yalnızca genel bir çerçeve verir.
Kaynaklar
-
Lin Y, Yang Y, Zhang X, Li W, Li H, Mu D. Postoperative health-related quality of life in reduction mammaplasty: a systematic review and meta-analysis. Ann Plast Surg. 2021;87(1):107-112. doi:10.1097/SAP.0000000000002609 ↩
-
Perdikis G, Dillingham C, Boukovalas S, ve ark. American Society of Plastic Surgeons evidence-based clinical practice guideline revision: reduction mammaplasty. Plast Reconstr Surg. 2022;149(3):392e-409e. doi:10.1097/PRS.0000000000008860 ↩ ↩2 ↩3
-
Ran R, Wang H, He X, Li J, Yu M, Mou E, Liu C. Risk factors for complications after reduction mammaplasty: a systematic review and meta-analysis. Eur J Med Res. 2025;30(1):440. doi:10.1186/s40001-025-02723-z ↩ ↩2 ↩3
-
Oliveira JA, Eskandar K, Gontijo LC, ve ark. Shifting the paradigm on tissue removal and postoperative complications in breast reduction: a systematic review and meta-analysis. J Plast Reconstr Aesthet Surg. 2025;102:197-203. doi:10.1016/j.bjps.2024.11.010 ↩
-
Hudson AS, Morzycki AD, Guilfoyle R. Reduction mammaplasty for macromastia in adolescents: a systematic review and pooled analysis. Plast Reconstr Surg. 2021;148(1):31-43. doi:10.1097/PRS.0000000000008102 ↩ ↩2
-
Razavi SA, Hart AM, Betarbet U, Li X, Carlson GW, Losken A. The incidence of occult malignant and high-risk pathologic findings in breast reduction specimens. Plast Reconstr Surg. 2021;148(4):534e-539e. doi:10.1097/PRS.0000000000008336 ↩
-
Genco IS, Steinberg J, Caraballo Bordon B, Tugertimur B, Dec W, Hajiyeva S. The rate of incidental atypical and malignant breast lesions in reduction mammoplasty specimens. Histopathology. 2020;76(7):988-996. doi:10.1111/his.14089 ↩
-
Li Z, Qian B, Wang Z, ve ark. Vertical scar versus inverted-T scar reduction mammaplasty: a meta-analysis and systematic review. Aesthetic Plast Surg. 2021;45(4):1385-1396. doi:10.1007/s00266-021-02167-w ↩
-
Darras O, Ghazoul A, Pember B, ve ark. Effects of Wise pattern versus vertical approach on the outcomes of superomedial pedicle breast reduction: systematic review and pooled analysis. Plast Reconstr Surg. 2026;157(3):332e-337e. doi:10.1097/PRS.0000000000012395 ↩ ↩2
-
Bonomi F, Harder Y, Treglia G, De Monti M, Parodi C. Is free nipple grafting necessary in patients undergoing reduction mammoplasty for gigantomastia? A systematic review and meta-analysis. J Plast Reconstr Aesthet Surg. 2024;89:144-153. doi:10.1016/j.bjps.2023.12.009 ↩
-
Zelko I, DeLeonibus A, Haidar J, Bahat D, Bishop SN. Nipple-sparing gigantomastia breast reduction: a systematic review. Ann Plast Surg. 2023;90(3):267-272. doi:10.1097/SAP.0000000000003415 ↩
-
American Society of Plastic Surgeons. Managing the risks of smoking in plastic surgery patients. Practice reference, 9 Ekim 2024. Erişim tarihi: 5 Eylül 2026. plasticsurgery.org ↩
-
Mills E, Eyawo O, Lockhart I, Kelly S, Wu P, Ebbert JO. Smoking cessation reduces postoperative complications: a systematic review and meta-analysis. Am J Med. 2011;124(2):144-154.e8. doi:10.1016/j.amjmed.2010.09.013 ↩
-
Fiddes RA, McCaffrey N. Preoperative smoking-cessation interventions to prevent postoperative complications: a quality assessment and overview of systematic review evidence. Anesth Analg. 2025;140(6):1377-1387. doi:10.1213/ANE.0000000000007187 ↩
-
Tang E, Rodriguez RM, Srivastava A, ve ark. Impact of short duration smoking cessation on post-operative complications: a systematic review and meta-analysis. J Clin Anesth. 2025;106:111967. doi:10.1016/j.jclinane.2025.111967 ↩
-
Jørgensen MG, Albertsdottir E, Dalaei F, ve ark. Age and body mass index affect patient satisfaction following reduction mammoplasty: a multicenter study using BREAST-Q. Aesthet Surg J. 2021;41(6):NP336-NP345. doi:10.1093/asj/sjaa395 ↩
-
Ogunleye AA, Campbell CA, Satteson E, ve ark. Drain use and complications after breast reduction in a 5-academic institution cohort. Plast Reconstr Surg. 2026;158(2):214-219. doi:10.1097/PRS.0000000000012688 ↩
-
Dickie SR. What to expect after your breast reduction surgery. American Society of Plastic Surgeons, blog yazısı. 4 Ekim 2022. Erişim tarihi: 5 Eylül 2026. plasticsurgery.org ↩ ↩2 ↩3 ↩4
-
National Health Service. Breast reduction (female). Erişim tarihi: 6 Ağustos 2026. nhs.uk ↩ ↩2
-
Arbuiso S, Salingaros S, Al-Emadi L, ve ark. Investigating the relationship between sensation and satisfaction in reduction mammaplasty: a systematic review and meta-analysis. J Plast Reconstr Aesthet Surg. 2025;102:426-466. doi:10.1016/j.bjps.2024.10.028 ↩
-
American Society of Plastic Surgeons. Breast reduction risks and safety. Erişim tarihi: 6 Ağustos 2026. plasticsurgery.org ↩
-
Morrison KA, Frey JD, Karp N, Choi M. Revisiting reduction mammaplasty: complications of oncoplastic and symptomatic macromastia reductions. Plast Reconstr Surg. 2023;151(2):267-276. doi:10.1097/PRS.0000000000009828 ↩
-
Kraut RY, Brown E, Korownyk C, ve ark. The impact of breast reduction surgery on breastfeeding: systematic review of observational studies. PLoS One. 2017;12(10):e0186591. doi:10.1371/journal.pone.0186591 ↩
-
Cruz NI, Korchin L. Lactational performance after breast reduction with different pedicles. Plast Reconstr Surg. 2007;120(1):35-40. doi:10.1097/01.prs.0000263371.37596.49 ↩
-
Koussayer B, Taylor J, Warner J, ve ark. Breastfeeding ability after breast reductions: what does the literature tell us in 2023? Aesthetic Plast Surg. 2024;48(6):1142-1155. doi:10.1007/s00266-023-03690-8 ↩
-
Spatz DL. Breastfeeding after breast reduction surgery. MCN Am J Matern Child Nurs. 2025;50(4):231-235. doi:10.1097/NMC.0000000000001115 ↩
-
Wang AT, Panayi AC, Fischer S, ve ark. Patient-reported outcomes after reduction mammoplasty using BREAST-Q: a systematic review and meta-analysis. Aesthet Surg J. 2023;43(4):NP231-NP241. doi:10.1093/asj/sjac293 ↩ ↩2
-
Krucoff KB, Carlson AR, Shammas RL, ve ark. Breast-related quality of life in young reduction mammaplasty patients: a long-term follow-up using the BREAST-Q. Plast Reconstr Surg. 2019;144(5):743e-750e. doi:10.1097/PRS.0000000000006117 ↩
-
Park JB, Adebagbo OD, Rahmani B, ve ark. BREAST-Q analysis of reduction mammaplasty: do postoperative complications of breast reduction surgery negatively affect patient satisfaction? Aesthet Surg J. 2024;44(12):NP852-NP861. doi:10.1093/asj/sjae168 ↩
-
Waltho D, Gallo L, Gallo M, ve ark. Outcomes and outcome measures in breast reduction mammaplasty: a systematic review. Aesthet Surg J. 2020;40(4):383-391. doi:10.1093/asj/sjz308 ↩
Bu sayfalardaki içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve bireysel tıbbi tavsiye yerine geçmez. Kendi durumunuza ilişkin kararlar için sizi muayene eden hekiminize danışın.